SCOLA’DAN EPİK PERFORMANSLAR

Basketbolda artık eskisi gibi kesin roller ve pozisyonlar yok. Bunun yerine oyuncularda aranan ilk özellikler çabukluk ve güç. Altyapı ve A takım koçları bu temel üzerinden oyuncuyu işlemeye başlıyor. Artık savunmacısının fiziksel özelliklerine ve pozisyon bilgisine göre bir oyuncunun hücum opsiyonları değişebiliyor. Örneğin Ersan İlyasova’nın 3-4 oynaması ve hangisine uygun olduğu mevzusu ki bu noktada uzun uzun konuşulması muhtemel olsa da, rakibin o anki beşinin bunda esas etken olacağı en sağlıklı yaklaşım. Ancak hala geçerliliğini koruyan bir olay var ki post up iyi olan bir uzun dünya basketbolunda altın kadar değerli. Zira son zamanlarda 5 numaralar biraz kendileri biraz da koçların tercihiyle ya dışa kaçıp oynuyor ya da performansları bireyselden çok oyun kurucu odaklı oluyor. Bu yüzden ister forvet olsun ister pivot bir oyuncunun iyi bir sırtı dönük oyunu varsa ( Diamantidis ve Thorton’u çok önemli ve özel yapan bir etmen) rakip takım için direkt eşleşme sorunu oluyor.
İşte bu tip oyuncu kısırlığında Scola 4 maç üst süste 30 sayı barajını aşarak şampiyonanın tarihi performanslarından birini sergiliyor. Oberto’nun rahatsızlığı ve Delfino ve Prignioni dışında istikrarlı skor opsiyonu olmayan Arjantin’e karşı Sırpların daha rahat yardım getireceği bilinmesine rağmen % 63 ‘le 32 sayı atıp sadece 1 top kaybı yapması, Arjantin’in maçın sonunda kalmasını sağladı. Özellikle ilk yarıda postda aldığı kötü ve yüksek pasa rağmen hemen şut mekaniğini bulup sayıyı atması genç uzunlara defalarca izlettirilmeli. Yine maçın sonlarında Kristiç’in altından bıraktığı bir basket var ki ne derece mükemmel bir bilek hassasiyeti olduğunu gösteriyor. Yalnız maçta yaptığı tek hata bir kaç kez üçlü sıkıştırmalarda ters tarafta dipte kalan Gonzalez’i görememesi oldu.
Sırplar ise Velickovic’i oyuna alıp Scola’yı savunmada dışa çekip daha hareketli kalaraka maçın sonunda yorgun kalmasını istediler. Ancak bu planı sadece 3. çeyrekte 2 kez yapabildiler. Teodosiç’in savruk oyunu ve set dışı atışları Arjantini oyunda tuttu.
Şampiyona da klasik, dışa kaçmayıp yakın atışlarla skor bulan uzunların performansı bu oyunun taktiksel geleceği için önemli. Çünkü şampiyonadan sonra üçlük mesafesi 6.75 ‘e çekilecek ve dış atışlara dayalı oynayıp da yeni kurala adapte olamayan takımların performansı büyük düşüş gösterebilir.
İşte bu noktada konuyu Oğuz Savaş’a getirmek gerekir. Şu anda şampiyonada bölgesinde oynayan hemen hemen her oyuncudan daha istikrarlı ve sağlıklı bir şut mekaniği var. Artı zaten bildiğimiz iyi seviyede diyebileğimiz post up’ı bulunmakta. Tek eksiği biraz daha “HIZ” kazanması ki eskiye göre daha hareketli olmasına rağmen biraz daha yol katetmesi gerekiyor. Bunu da ekleyip uzun süreler verildiğinde çok özel bir duruma gelir ki pas fundamentali de iyi seviyede.
Ne diyorduk ? Scola gibi oyuncular bu oyunda daha çok olmalı basketbol sadece el üstü 3 lüklere dayalı ve pivotların figüran kaldığı bir spor değildir. Bu 2009′da da bugünde kanıtlandı. Sırtı dönük oyunları kısıtlı olsa da semih ve Ömer Aşık’a oyunda en az bir kez top indirip onları kullanmanın ne denli yarar sağladığını görüyoruz.
(Foto kaynak : www.fiba2010.com)


