Archive for the ‘Transfer Merkezi’ Category
UZUN ROTASYONU HAMLESİ İSMAİL ÇEVİK
Fedor ve A. J. transferlerinden ve Adem’in de takımdan ayrılışından sonra 4 numara, transferin en kilit pozisyonlarından biri oldu. Zirveyi hedefleyen bir takımda 4 tane birbirine yakın seviyede uzun rotasyonu olurken belirli sürelerde onları dinlendirecek güçsüz rakiplere karşı daha fazla süre alıp sezon sonuna doğru oyuncuların diri kalmasını sağlayacak bir 5. uzunun olması gereklidir. İşte İsmail Çevik hamlesindeki en önemli sebep bu rotasyon genişliğini sağlamaktır.
İsmail Çevik bilindiği gibi yabancısız dönemdeki oyuncularımızdan biriydi. Her ne kadar Fatih – Umut – Nedim gibi isimlerin arkasında kalsa da zaman zaman iyi performanslar göstermiştir ki onlardan biride ilk dördü zorlayan ve Efes’in namağlupluk ünvanını ligden silen Daçka deplasmanında oynadığı oyundur. Beşiktaş’dan ayrıldıkdan sonra çok uzun süreler almadı ama bir şekilde ligde kendisine yer buldu. En iyi sezonları 2007 ve 2009 olmak üzere Konya’da Mutlu Akü Selçuk’da geçirdi. Bu önemli bir detay çünkü Selçuk ‘un hücum sistemi Beşiktaş gibi hızlı ve geçiş oyunu üzerine kurulu atmaya dayalı bir yapıdaydı.
Adem Ören’e nazaran daha kalıplı olması nedeniyle rakip uzunların arkasında daha iyi duracaktır yine daha stabil şut mekaniği sayesinde dış şutlarda daha istikrarlı bir uzuna sahibiz. küçük nüansların ve süpriz oyuncuların fark yarattığı zirvede İsmail’in oyununda sağlayabileceği ilerlemeler takımın başarısına doğrudan etki sağlar.
TAKIMIMIZA MÜTHİŞ ŞUTÖR
Yeni sezon öncesi transfer çalışmalarında sona yaklaşan bayan basketbol ekibimiz, Rus guard/forvet Anastasia Pimenova ile anlaşma sağlayarak yeni sezon öncesi kadrosunu da şekillendirmeye başladı..
Ekibimiz daha önce Brezilya’lı pivotumuz Kelly Silva Santos ile sözleşme yenilerken, dış transferde ise WNBA’den Brezilya’lı skorer guard/forvet Iziane Castro Marques ile anlaşma sağlamıştı..
Ekibimizin kadrosuna kattığı Anastasia Pimenova, geçtiğimiz sezon ekibimizin Euro Cup’ta da karşılaştığı Rus ekibi BC Chevakata takımının formasını giyiyordu. Avrupa’nın en önemli dış şutörlerinden biri olan 29 yaşındaki ve 1.80 boyundaki deneyimli skorer, geçtiğimiz sezon Rus Ligi’nde 18 maçta, Fiba Euro Cup’ta ise 6 maçta forma giydi. Başarılı şutör, Ligde %41 ile, Euro Cup’ta ise %55 ile üçlük atmayı başarmıştı..
Rus Ligi’nde 31.4 dakika ortalama ile sahada yer alan Pimenova, bu maçlarda; 13.6 sayı, 1.8 ribaund ve 2.7 asist ortalaması yakalamıştı. Lig’de ki en skorer oyununu Dynamo Kursk deplasmanında ürettiği 23 sayı ile gerçekleştiren başarılı şutör, sezon sonunda Rus Ligi sayı kraliçesi sıralamasında da sekizinci sırada yer almayı başarmıştı. Euro Cup’ta forma giydiği 6 maçta ise 36.2 dakika sahada kalan Pimenova, bu maçlarda; 22.0 sayı, 2.3 ribaund, 4.0 asist ve 1.2 top çalma ortalamaları yakalamıştı. Ekibimize karşı oynadığı karşılaşmalarda; Vologda’da oynanan ilk maçta oyundan hiç çıkmadan 17 sayı üreten deneyimli skorer, İstanbul’da oynanan ikinci maçta ise 14 sayı üretmişti. Rus şutör, bu kupadaki en skorer oyununu ise Hatis Yerevan deplasmanında 7/13 üçlük atarak ürettiği 36 sayı ile gerçekleştirmişti..
IZIANE CASTRO MARQUEZ BEŞİKTAŞ’TA
Bayan basketbol takımımız ikinci yabancısını da kadrosuna kattı. Haberini Bjkbasket.org’dan dün duyurmuştuk. Resmi sözleşmeyi de imzalamış. Çok skorer bir oyuncu. Bu seneki kadro yapımız gayet sağlıklı bir şekilde ilerlemekte. Litvanyalı ve Rus oyuncular ise henüz imza atmamışlar. Onlar için biraz daha sabretmek gerek.
KELLY İMZAYI ATTI
Bayan basketbol takımımız ilk yabancı transferini gerçekleştirdi. Geçtiğimiz Sezonun ortasında takımımıza katılan KELLY SİLVA DOS SANTOS ile bu sezon içinde anlaşmaya varıldı.
Anlaşmaya dair detayları Bjkbasket.org’dan duyurmuştuk.
Gerçekten iyi bir transfer diyebiliriz. Pota altında ekibimize büyük güç katacak bir oyuncu. Bu sezon enteresan transferler yapmaya devam ediyoruz, ligdeki sürprizi sanırım biz yapacağız…
TRANSFERDE SON DURUM
Erkek basketbol takımımız yabancı oyuncu arayışlarını devam ettirmekte. Şu anda gündemde biri bosman olan, birde daha önce ülkemizde forma giyen bir Amerikalı oyuncu var.
4 numara için arayışlarını sürdüren ekibimiz, bir Rus uzun ile temas halinde, fakat bu transfer şimdilik beklemeye alınmış durumda, öncelik kısa transferini bitirmek…
POTA ALTINDA AVUSTRALYALI DEV ANDREW OGILVY
Fedor ‘un kalmasını takiben pota altında yine aynı tip boy ve kalıpta uzun arayışlarını sürdüren koç Burak Bıyıktay tercihini NCAA’de Vanderbilt forması giymiş ve Alex Gordon’la da bir dönem takım arkadaşı olan Andrew Ogilvy’dan yana kullandı. Bütün teknik sebepler bir yana koçun oyuncu seçiminde sporcu karakterine en az teknik özellikle kadar önem verdiğini biliyoruz. Her ne kadar İhsan Bayülken zamanında alınsa da Bred Maher ve son olarak Newley tercihleri gösterdi ki Avustralyalı sporcular üstün iş ahlakları nedeniyle de Burak hoca için tercih sebebi olmaya devam ediyor. Buna ek olarak ülke ekolünün özellikle her pozisyonda eşleşme sorunu yaşatabilen oyuncularla oynaması sevmesi de (En yakın örnek Newley diğer bir örnek ise 1990 larda oynamış 1.96′lık boyuna rağmen kalın ve atletik olan Bratke) oyun sitemimize büyük oranda uyuyor.
ANDREW OGILVY GENÇ MİLLİ TAKIM KARİYERİ
Temmuz 2007′deki FIBA 19 yaş altı Dünya şampiyonasında oynayan Andrew bu turnuvada % 69 şut yüzdesi ve % 79 serbest atış yüzdesiyle şampiyonayı 22.3 sayı ve 9.8 ribaunt ortalamayla tamamladı. 32 sayı ve 11 ribauntluk İspanya maçının da aralarında bulunduğu 6 “double – double” yapan Andrew çeyrek finalde Brezilya’ya elenmelerinden önce milli takımının grupta 8-1 ‘lik bir galibiyet oranı yakalayarak rakiplerini süpürmesinde önemli rol oynadı.
2.11 ANCAK KOŞAN BİR UZUN
Bu özelliği bilhassa koç için çok önemli çünkü “run and gun” tarzı oyun bu sezonda öncelikli tercihimiz olacak, lakin rakiplerin rotasyonu ve play off lar göz önüne alındığında Fedor’un yanına hem onun gibi hem de ek olarak hızlı hücuma da yatkın bir uzun gerekiyordu ki bu oyuncunun tercih edilmesinde en önemli sebep budur. “Fedor – Andrew” ikilisi rakip dış oyuncular için önemli bir blok tehdidi oluşturacaktır. Hatta Andrew’in TBL’den çok daha tempolu ve atletik NCAA’lerde 1.5 blok ortalaması yakalaması savunmada geçen sezon yediğimiz kolay turnikelerin en azından kağıt üzerinde önemli oranda azalacağını gösteriyor.
İKİLİ OYUN SAVUNMASI ANAHTAR NOKTA OLACAK
Her ne kadar bu iki oyuncu öncelikli olarak rotasyonda aynı anda süre almaları düşünülmese de en önemli sorunumuzun ikili oyun savunması olduğunu düşünüyorum. Gerekli ayak çabukluklarını sağlamaları ve bununla beraber bir çok uzunun en önemli defektlerinden biri olan ikili oyun savunmalarında ucuz fauller yapmaları savunma dengelerini alt üst eder.
DAHA İYİ BİR PASÖR OLACAKTIR
Ogilvy geçmişteki bir çok yerli ve yabancı oyuncu gibi bizde de oyununu geliştircektir. Hakkında yapılan yorumlarda top kaybını azaltmasına ve yüksek basketbol zekasına rağmen ikili sıkıştırmada doğru pası verme sorunu yaşaması ve şutu tercih edebilmesi oyunundaki eksikliklerden biri olarak görülüyor ki bunu düzeltmek için en doğru adreslerden birine geldi. Koçun sisteminde uzunların pas ve saha görüşü çok önemli olduğu için ( bir çok maçta uzunlardan toplamda 7-8 asist aldığımı olmuştur) zaman ilerledikçe bu yönde önemli bir düzelme görmemiz olası.
MURATCAN ANTALYA’DA
Erkek basketbol ekibimizin ikinci kaptanlığını yapan ve geçtiğimiz sezon çoğu maçta ilk beş başlamasına rağmen belki de beklentilerden en çok uzak kalan isim olan deneyimli guard Muratcan Güler, bu sezon Ahmet Kandemir yönetiminde mücadele edecek olan Antalya Büyükşehir Belediyesi ile anlaşmaya vardı..
Kariyeri boyunca özellikle aile genetiği diyebileceğimiz atletik özellikleri sayesinde hep savunması ile dikkat çeken Muratcan Güler, geçtiğimiz sezon bu özelliğini de yeteri kadar sahaya yansıtamamıştı. Ekibimiz ile geçtiğimiz sezon 33 maça çıkan Muratcan Güler, bu maçlarda ortalama 22.3 dakika süre almasına rağmen sadece 6.2 sayı ortalaması yakalayabilmişti. Geçtiğimiz sezon skor olarak sadece 6 maçta çift haneli rakamlara ulaşabilen deneyimli oyuncu, en yüksek skorunu ise Türk Telekom ile oynanan Play-Off maçında kaydettiği 13 sayı ile gerçekleştirmişti..
Belki de en dikkat çekici olan bir diğer istatistiksel detay ise, 33 maçta forma giyen ve 2 numara diye tabir edilen skorer guard mevkiinde oynayan Muratcan Güler’in, sezon sonunda sadece 17 üç sayılık isabet kaydetmiş olmasıydı. Bizimle özdeşleşen ve dış şutları da öne çıkaran Run&Gun basketbolumuzda, üstelik daha az maçta görev alan pota altı oyuncularımız Kevin Fletcher’ın 24, Adem Ören’in ise 15 üçlük isabeti kaydetmiş olması bu istatistiği Muratcan Güler’in kariyeri adına eksi bir değer olarak gösteren farklı bir detaydı..
FEDOR DEVAM DEDİ
Geçtiğimiz sezonun ortasında takıma katılan Fedor Likholitov’un özellikle savunmada pota altında hem uzun hemde kalıplı oyuncu eksiğimizi kapatması bekleniyordu. Zira kariyeri boyunca pis işleri yapması için (pota altında itişme, ribaunt vb.) kadroda tutulan Fedor bizde sadece bu özelliklerini göstermedi. Bir çok beyaz oyuncunun aksine patlayıcı gücü olan bu sebeple yakın atışlarda kolaylıkla smaca giden ve çok çok az uzunda bulunan sağ ve sol çengel atışıyla hücumda da bir opsiyon olabileceğini de kanıtladı. daha doğrusu koçun hücumda oyuncularına tanıdığı güven ve özgürlük onada verilmiş oldu.
Bu etmenler düşünüldüğünde Fedor’un takımda kalması olumlu bir gelişme. Kariyerinde hiç olmadığı kadar hücumcu olarak kullanılmasının da buna etken olduğunu düşünüyorum. Önümüzdeki sezon sık sık tepe ikili oyunundan başlayan ve Fedor’la sonlanan 3 lü setleri görmemiz olası. Bu tür seti Fenerbahçe Ülker’de görüyoruz. Tepede yapılan pick and roll sonrası Oğuz’un içeri devrilmesiyle Semih’in veya Ömer savunmacısı Oğuz’a yardıma gider ve akabinde low posta ufak bir kat yapan Semih veya Ömer’in smacını izlerdik. Cevher’inde ortalama üstü bir pasör olduğu göz önüne alındığında “Cüneyt – Cevher – Fedor” üçlüsüyle oynanmış setler görebiliriz.
Ancak her şey bir yana uzun rotasyonunun geniş olması gerekir ve bunun yolu yerli uzunları takıma kazandırmaktan geçiyor. Geçmişteki oyun kusurları veya defektleri ne olursa yerli uzunlar konusunda geç kalmak sezona malolur.
“AMAZON” NİLAY YİĞİT TEKRAR BEŞİKTAŞ’TA
Öncelikle şunu belirtme gereğini duymak zorundayız. Başlıktaki benzetme Nilay Yiğit’in oyun karakteri gözönüne alınarak yapılmıştır. voleybol gibi fiziksel temas gerektirmeyen bir sporun tam tersi, baskette kadınlar adeta “erkek fatma ” olmak zorundadır. Nilay’da hiç pes etmeyen oyun yapısı, özellikle hücumda ve savunmada olsun sahayı çok hızlı katetmesi nedeniyle hiç şüpesiz ligin en önemli yerli oyuncularından biri. Rakiplerin bütçeleri ve yaptıkları yabancı transferler gözönüne alındığında çizilecek 2 yol vardı. Birincisi ya onlara aynı şekilde cevap verip çok yüksek kontratlı yabancılar almak, ikincisi ise geçmiş senelerin aksine yerli kadrosunu güçlendirmek.
Bütçe dikkate alındığında iyi bir yerli kadro oluşturarak en azından maçlar başlayana kadar doğru yolda olunduğunu görüyoruz. Bundan sonra yapılacak en önemli hamle yabancı kontejyanını doldurmak yerine az ama iyi yabancı oyuncuyla kadroyu takviye etmektir.
Tabi birde işin, daha önce oynadıkları takımlar nedeniyle çok farklı bir boyutu var. Artık sporun marka ve kalite değerinin artması adına belli bir yaşa ve olgunluğa gelmiş oyuncuların populist söylemlerden vazgeçmesi gerekir. İşini iyi yapıp mücadelesini verip, ekmek yediği yere sahip çıkan her oyuncu bir büyük takımdan başkasına gitse bile hoş karşılanır. Tekrar bahsettiğimiz gibi sporcular başkalarının aklına uyup talihsiz beyanatlar vermeyecek. Şayet bunlar yapılr ve saha içine konsantre olunursa hiç bir sorun kalmaz.
Nilay Yiğit’e bu vesileyle tekrar hoşgeldin diyoruz.
HALUK KAPTAN ARTIK GALATASARAY’DA
38 yaşına rağmen görev aldığı dakikalardaki mücadeleci ruhu, saha içi liderliği ve kritik anlardaki katkısı ile ekibimizin fark yaratan isimlerinin başında geliyordu Haluk Yıldırım. Taraftarlarımızın gözünde de önemli ve ayrı bir yere sahipti elbette. Fakat son dönemde kulüp içinde yaşanan bazı sorunlar ve Şeref Yalçın ile karşılıklı basın açıklaması boyutuna varan gerginliği sonrası takımda kalması artık beklenmiyordu emektar kaptanın. Ve beklenen açıklama geldi, Haluk kaptan artık Galatasaray Cafe Crown forması ile mücadele edecek..
Eski çabukluğu ve gücü belki artık yoktu ama yine de tam bir fundamental birikimiydi Haluk Yıldırım. Geçtiğimiz sezon sonunda da takımımızın en çok asist yapan oyuncusu olarak gördük kendisini, ilk beş oyuncusu olmamasına rağmen. Takımın en yaşlısıydı ama tam 35 maçta görev alarak takımımızın en çok maça çıkan oyuncusu olmayı da başardı geçtiğimiz sezon sonu itibariyle. Üstelik onun yaşındaki bir görev adamı için belki fazla sayılabilecek 23 dakika ortalama ile..
Son iki sezondur yaptığı katkı ve takımdaki liderliği ile kulübümüzün efsane isimleri arasına girdi bile Haluk kaptan. Kendisine bugüne kadar yaptıkları için teşekkürü borç biliriz. Bir gün, bu camiada yeniden görev alması ümidiyle..








