Archive for the ‘Erkek Transfer’ Category
MURATCAN ANTALYA’DA
Erkek basketbol ekibimizin ikinci kaptanlığını yapan ve geçtiğimiz sezon çoğu maçta ilk beş başlamasına rağmen belki de beklentilerden en çok uzak kalan isim olan deneyimli guard Muratcan Güler, bu sezon Ahmet Kandemir yönetiminde mücadele edecek olan Antalya Büyükşehir Belediyesi ile anlaşmaya vardı..
Kariyeri boyunca özellikle aile genetiği diyebileceğimiz atletik özellikleri sayesinde hep savunması ile dikkat çeken Muratcan Güler, geçtiğimiz sezon bu özelliğini de yeteri kadar sahaya yansıtamamıştı. Ekibimiz ile geçtiğimiz sezon 33 maça çıkan Muratcan Güler, bu maçlarda ortalama 22.3 dakika süre almasına rağmen sadece 6.2 sayı ortalaması yakalayabilmişti. Geçtiğimiz sezon skor olarak sadece 6 maçta çift haneli rakamlara ulaşabilen deneyimli oyuncu, en yüksek skorunu ise Türk Telekom ile oynanan Play-Off maçında kaydettiği 13 sayı ile gerçekleştirmişti..
Belki de en dikkat çekici olan bir diğer istatistiksel detay ise, 33 maçta forma giyen ve 2 numara diye tabir edilen skorer guard mevkiinde oynayan Muratcan Güler’in, sezon sonunda sadece 17 üç sayılık isabet kaydetmiş olmasıydı. Bizimle özdeşleşen ve dış şutları da öne çıkaran Run&Gun basketbolumuzda, üstelik daha az maçta görev alan pota altı oyuncularımız Kevin Fletcher’ın 24, Adem Ören’in ise 15 üçlük isabeti kaydetmiş olması bu istatistiği Muratcan Güler’in kariyeri adına eksi bir değer olarak gösteren farklı bir detaydı..
FEDOR DEVAM DEDİ
Geçtiğimiz sezonun ortasında takıma katılan Fedor Likholitov’un özellikle savunmada pota altında hem uzun hemde kalıplı oyuncu eksiğimizi kapatması bekleniyordu. Zira kariyeri boyunca pis işleri yapması için (pota altında itişme, ribaunt vb.) kadroda tutulan Fedor bizde sadece bu özelliklerini göstermedi. Bir çok beyaz oyuncunun aksine patlayıcı gücü olan bu sebeple yakın atışlarda kolaylıkla smaca giden ve çok çok az uzunda bulunan sağ ve sol çengel atışıyla hücumda da bir opsiyon olabileceğini de kanıtladı. daha doğrusu koçun hücumda oyuncularına tanıdığı güven ve özgürlük onada verilmiş oldu.
Bu etmenler düşünüldüğünde Fedor’un takımda kalması olumlu bir gelişme. Kariyerinde hiç olmadığı kadar hücumcu olarak kullanılmasının da buna etken olduğunu düşünüyorum. Önümüzdeki sezon sık sık tepe ikili oyunundan başlayan ve Fedor’la sonlanan 3 lü setleri görmemiz olası. Bu tür seti Fenerbahçe Ülker’de görüyoruz. Tepede yapılan pick and roll sonrası Oğuz’un içeri devrilmesiyle Semih’in veya Ömer savunmacısı Oğuz’a yardıma gider ve akabinde low posta ufak bir kat yapan Semih veya Ömer’in smacını izlerdik. Cevher’inde ortalama üstü bir pasör olduğu göz önüne alındığında “Cüneyt – Cevher – Fedor” üçlüsüyle oynanmış setler görebiliriz.
Ancak her şey bir yana uzun rotasyonunun geniş olması gerekir ve bunun yolu yerli uzunları takıma kazandırmaktan geçiyor. Geçmişteki oyun kusurları veya defektleri ne olursa yerli uzunlar konusunda geç kalmak sezona malolur.
HALUK KAPTAN ARTIK GALATASARAY’DA
38 yaşına rağmen görev aldığı dakikalardaki mücadeleci ruhu, saha içi liderliği ve kritik anlardaki katkısı ile ekibimizin fark yaratan isimlerinin başında geliyordu Haluk Yıldırım. Taraftarlarımızın gözünde de önemli ve ayrı bir yere sahipti elbette. Fakat son dönemde kulüp içinde yaşanan bazı sorunlar ve Şeref Yalçın ile karşılıklı basın açıklaması boyutuna varan gerginliği sonrası takımda kalması artık beklenmiyordu emektar kaptanın. Ve beklenen açıklama geldi, Haluk kaptan artık Galatasaray Cafe Crown forması ile mücadele edecek..
Eski çabukluğu ve gücü belki artık yoktu ama yine de tam bir fundamental birikimiydi Haluk Yıldırım. Geçtiğimiz sezon sonunda da takımımızın en çok asist yapan oyuncusu olarak gördük kendisini, ilk beş oyuncusu olmamasına rağmen. Takımın en yaşlısıydı ama tam 35 maçta görev alarak takımımızın en çok maça çıkan oyuncusu olmayı da başardı geçtiğimiz sezon sonu itibariyle. Üstelik onun yaşındaki bir görev adamı için belki fazla sayılabilecek 23 dakika ortalama ile..
Son iki sezondur yaptığı katkı ve takımdaki liderliği ile kulübümüzün efsane isimleri arasına girdi bile Haluk kaptan. Kendisine bugüne kadar yaptıkları için teşekkürü borç biliriz. Bir gün, bu camiada yeniden görev alması ümidiyle..
SERHAT ÇETİN’DEN AÇIKLAMALAR
Beşiktaş erkek takımımızın yeni transferi Serhat Çetin, Bjkbasket ekibine yeni sezon hedeflerini anlattı.
Hem kendimin, hemde benim oyunumu seven kişilerin özlediği basketbolumu sergilemek için, Beşiktaş forması altında oynamayı seçtim.
Geçtiğimiz sezonda sakatlıklar ve az alınan dakikaların ardından, gidemediğim A milli takıma, Beşiktaş’taki göstereceğim performans ile gitmek istiyorum.
Geçtiğimiz sezon takımın oynadığı yarı finali, en azından tekrarlamak veya Çıtayı biraz daha yukarı taşımak bu seneki hedefimiz olacaktır.
Mücadelemle, hırsımla, sert oyunumla kısa sürede çok sevdiğim Beşiktaş taraftarına kendimi sevdireceğime inanıyorum. Kulübüm ve Kendi adıma bu transferin hayırlı olmasını diliyorum.
Bu arada yeni transferlerimizde formaları üzerine çekmişler. Cüneytin cool havası görülmeye değer:)
SERHAT VE MUSTAFA KİLİT ROLDE
Uzun süren sessizlik bozuldu ve takım iç ve dış transferde 5 oyuncuyla sözleşme imzalayarak, kadro yapısını şekillendirmeye başladı. TBL’yi dikkatli takip edenler bilirler ki transfer süresi boyunca takımlar önce yerli oyuncu rotasyonunu oluşturmaya çalışır, akabinde düşündüğü yabancı oyuncular için uygun kontrat şartlarının oluşacağı zamanı bekler. Bu bakımdan Haziran ayı sonuna kadar yerli rotasyonunu oluşturmayan veya gözardı eden takımlar ve özellikle zirvede iddialı olanlar play off larda bu sıkıntıyı çok hissederler. Buna en güzel örnekde Ergin Ataman’ın Erkan – Cevher ve Onur Aydın’ı gözardı ettiği 2007 – 2008 sezonudur. Bu yüzden Haziran ayı sonunda gerçekleşen bu hamlenin zamanlaması yeni sezon hedefleri için önemliydi.
3 Oyun Kuruculu Rotasyon
Bir takım liginde olsun Avrupa’da olsun iddialı olmak istiyorsa rotasyonunda, hepsi aynı seviyede olmasa da 3 oyun kurucu bulundurmalıdır. Bunu doğrulayan en iyi örnekde Barcelona’dır kadrolarında Rubio – Victor Sada – Lakoviç üçlüsünü barındırdıklarından Euro Ligde gerek karşılaştıkları bütün rakiplerine bu alanda üstünlük sağladılar. Zira bu üçlü maç boyunca dinç kaldığı gibi örneğin Prignioni’den başka tam bir “1 numarası” olmayan Real Madrid’e seri ilerledikçe net bit üstünlük sağladılar. Bunula beraber rakip takımlar için bu sistemin en iyi panzehiri ise yine sistemin ta kendisidir. Huertas, Palacio, Olston ve Singletary dörtlüsüyle sezonu geçiren Caja Laboral final serisinde Barcelona gardlarına aynı şekilde karşılık verince şampiyonluğa ulaştı.
Bu gerçekleşen tablo ışığında Chatman ve Cüneyt Erden’in yanında, bu ikili kadar olmasa da rotasyona 3. bir gard dahil edilmelidir. Bu Arın olamayacağına göre mevcut transferlerden öncelikle Mustafa Abi akabinde Serhat Çetin sezon içinde bu görevi üstlenecektir. Mustafa Abi’nin altyapılar dahil kariyerine oyun kurucu olarak başladığı düşünülürse, son yıllarda sezon içinde en azından bir kez sakatlık yaşayan Cüneyt Erden’in olası yokluğunda görev Serhat’la beraber bu ikilinin olacaktır. Ek olarak Serhat Çetin’in Burak Bıyıktay’ın pozisyonuna göre daha fizikli ancak aynı oranda hareketli oyuncularla eşleşme sorunu yartamak istemesi “1-2-3″ pozisyonlarında oynayan Serhat Çetin’in rotasyonda önemli bir rolü olmasını sağlayacak. Zira geçen sezon sezon takımında istikrarsız süre almasına karşın 2.2 sayı pası ortalamasıyla oynaması önemli bir detay.
Hızlı hücum ve geçiş hücumu (Transition) yine takımın hücumdaki öncelikli tercihi olacaktır. Tabi bunun verim vermesi için kısaların ribaunt katkısı 1. dercede önem arzediyor atletikliğiyle beraber Chatman – Serhat – Cüneyt – Bekir ve mustafa beşlisi istikrarlı bir şekilde ribaund katkısı yapmalı özetle ribauntçu bir takım olmalıyız. Muratcan ve Haluk’un gitmesiyle (Haluk Yıldırım’ın durumu netleşmese de) oluşan handikapa karşı bu alanda göstereceğimiz reaksiyon da sezonun kilit noktalarından biri olacak.
Set oyununda ise bir ikili oyun üstadı olan Cüneyt’in Daçka günlerinden takım arkadaşı olan Cevher’le başlayan tepe pick and roll’lerini görüceğiz.
Kalan Transferler ne tip oyunculardan olabilir ?
Yabancı kontejyanında Fedor ve chatman’ın takımda kalmasıyla iki yabancı transferi daha olacaktır. Ancak yabancı veya yerli olduklarına bakmadan bile uzun bir de kısa transferinin yapılması kuvvetle muhtemel. Uzun oyuncu konusunda tüm rotasyon belli görevlere odaklanmış oyuncular yerine, örneğin koşan ancak post up’ı olmayan veya tam tersi, Avrupa ve play oof lar düşünülerek gerektiğinde set oyununda ağır tempoda da iş yapabilecek Kasun gibi uzunların arkasında da duran oyuncuyada sahip olmamız gerekir. Zira yeri geldiğinde takım genel sisteminden farklı oynamak zorunda kalacaktır ve bu geçişin olabildiğince esnek olması gerekir.
Kısa transferinde oyuncunun Newley kadar çok yönlü olmasa da iyi bir ribauntçu ve atletik bir oyuncu olması şart. Tüm bunların eşliğinde yapılan transferlerin en önemli ortak yanı oyuncuların hepsinin iyi pasör ve ortalama üstü oyun zekasına sahip olmasıdır.
BABA GERİ DÖNDÜ

Son günlerde Birçok isimle sözleşme imzalamış durumdayız. Fakat en çok sevindiğimiz isim kuşkusuz Mire Chatman oldu. Kendisiyle ilgili haberi şuradan vermiştik.
Kısa süreli bir ayrılık yaşandı kendisiyle. Geçtiğimiz sezon Ligin en değerli guardıydı. Onun gidişi ile takımdaki ritim bozukluğu çok net belli oluyordu.
Burak Bıyıktay’ın ona tanıdığı özgürlüğü de başka bir takımda bulması mümkün değildi. Taraftarın gözbebeği olma başarısı göstermiş El-Amin’den çok daha iyi bir oyuncu kendisi. Bu sezon çok şey katacaktır bize.
Kendisine hoş geldin derken, şu güzel videoyla’da hafızalarımızı tekrar güncelleyelim.
Gülüyor Chatman ne yapsın ki:)
BEKİR YARANGÜME İLE YENİDEN
Transferde büyük bir sessizliğin ardından, Büyük bir hareketlilik yaşayan erkek takımımız, eski oyuncularımızdan Bekir Yarangüme ile 1+1 yıllık sözleşme imzaladı.
Bu transfer bizlere neler sağlar diye biraz fikir jimnastiği yaptığımızda, son yıllardaki istikrarlı şut sokabilen bir dış adam eksiğimizi giderebilecek bir hamle gibi gözükmekte.
Haluk Yıldırım ile yollar ayrıldıktan sonra, bu transferin anlamı biraz daha artmakta. Her ne kadar Haluk Yıldırım’ın yerini doldurmak çok zor olsa da…
Son yıllardaki Telekom maçlarında, kendisinden epeyce çektiğimizde düşünüldüğünde, sanırım gayet yerinde bir transferi gerçekleştirdiğimiz söylenebilir.
Beşiktaş daha önce kadrosunda yer vermiş olduğu isimleri, transfer dönemlerinde almayı alışkanlık haline getirdi. Fakat bu alışkanlık, sanırım bu sezon çok faydalı olacak.






